Üst Rafta Duran Yürek

 
 
Fiyatım yok dedi, yeraltı şehrinin rimeli akmış zavallı kızı…
zavallı olmak pahasını biçemiyordu …
aşk ı yani aşkını satmıştı hiç paraya gözyaşlarını sayarak,
şimdi eğlenelim dedi içinden perdeler kapanmışken tüm oyunların,
umrunda değildi yüreğine çakılmış kazıklar,
ne de olsa o sadece ahlarını tanır bilirdi
herkes ,her birisi yanlızca kendini sevdi,
yani yüzyıllardır yanlızmışız meğer.
 
Kübra Kılıç

test

Nefesimi Alıp Gitme

 
 
Hani yağmur yağardı da sokaklarda ıslanırdık
Ben ağlardım sonra, sen yağmur sanırdın
Bilmeni istemezdim korkularımı
ölesiye kendi içimde yaşardım…

Vakit geldi demek
Çok erken değil mi ama
Gidiyorsan sahiden
Bir daha kapanmaz bu yara…

Yalvarırım dinle bir dakika
Kulak ver sözlerime
Ölümlü dünya
Bugün varız yarın yok…

Nefesimi alıp gitme
Nereye kadar bu inat
Kalman için çok sebep var
Gitmen için yok…

 
Oktay Makar
 

Yaşananlar ve Yaşatılanlar

 
 

Ülkemiz son 15–20 yıldır kardeşlik sınavına tabi durumda. Karşılaşılan durumlar Sağcısını, Solcusunu, Kürdünü, Türkünü, Arabını yani toplumun bütün kesimini derinden etkilemekte, sarsmakta. Ülkemizin bütünlüğüne zarar veren söylemler son yıllarda ülkemizin çeşitli alanlardaki artışını gölgelemekte.

Son 2 hafta içinde yaşanan olaylar ülkemizin bütün kesimini içten bir üzüntüye boğdu. Önce şehit haberleriyle sarsıldık ardından yaşanan Van depremiyle tam anlamıyla yıkıldık. Olayların ardı ardına gelişmesi düşüncelerin sağlıksızlaşmasına, söylemlerin mantık dışına çıkmasına sebep oldu. Genel olarak yaşanan panik havası bütün ülkemizi telaşa sevk etti. Yaşananların sebebi nedir? Gidişatımız nereye gidiyor? Gibi panik havası yaratan sorular etrafımızı aniden çepeçevre sardı. Herkesin kendine göre yorumladığı olaylar, insanlığımız ince bir çizgide sınadı. Bazı insanlar olaylara ırki duygular ile bazıları ise pozitif insancıl duygularla yaklaştılar. Irki duygularına kendini kaptıran insanlar yaptıkları yorumlar ile insanlık sınırını vahim derecede aştılar hatta söylemler ayrılığa kapı açma derecesine gelerek ülkenin kardeşliğine, bütünlüğüne, barışına ok gibi saplandı. Ve tabi kendini kışkırtmaya adayan insanların boş durmayışı bir takım kesimi tam ters manada çatışmaya sevk etti. Yapılanlar ülkemizin kalbine bir hançer gibi saplandı. Kardeşlik damarlarımız kan ağladı.

Kendince çözüm olduğuna inanarak caddelerde tahrik dolu slogan atan insanlar duygularının esiri olduklarının farkında değillerdi. Onları suçlamak hata olur ama yaptıkları yanlıştı. Çünkü atılan sloganlar ne şehitler için ne de depremzede kardeşlerimiz için faydalı olacaktı. Yapılması gereken şehitlerimiz içim Kuran-ı Kerim okumak, depremzede kardeşlerimiz için maddi sınırlarımızı zorlayarak yardım yapmaktır. İnsanlarımız geç de olsa bu gerçeği kavrayıp bütün yardım kuruluşlarıyla temas haline geçti. Bazı taşkınlık çıkarmak isteyen insanlar yardım yapmak eylemini misilleme adı altında kirleterek insanlıktan uzaklaştıklarını bir kez daha gösterdiler.

Bugün enkaz altında “ insanlarımız” enkaz üstünde “insanlığımız” can çekişiyor. Bu zor sınavda lütfen ırki duygularımıza yenilmeyelim. Gün, kardeşlik günüdür. Gün, bütünleşme, sıkıca kenetlenme günüdür. Gün, barışın zafere ulaştırılması günüdür.

Yapılan yardımların, Rabbimize edilen duaların kabul olması dileğiyle;

Vesselam…

 Yahya Sancar

Ademoğlu

 
 
Kaymış bu dünyanın çivisi
Pas tutmuş çiviyi çakmaya çalışıyor kimisi
Vazgeçmiyor inadından efendiler efendisi
Sebebini bulmak yerine bu bahtsızlığın…
 
 
Bini bi para arsızlığın
Sonu yok tutarsızlığın
Parsayı kaLdıran tutmuş yolunu
Hak gerisinde kalmış haksızlığın…

Yaz bunu bi kenara
Umutsuzlar diyarına
Yolu düşer herkesin
Sakın ha mutluluğun
Bir ömür sürer sanma
Bi bakmışsın ayakta
Bi bakmışsın yerdesin…

İnsanoğlu işte
Sorsan eşref-i mahlugat
İyilik yapmaya gelmiyor
Yaparsan denize at…

Satacaksan ademoğlu
Ruhunu hakka sat
Amelin salih olsun
Yeme de yanında yat…

Satacaksan ademoğlu
Öfkeni şeytana sat
Piyasan sağlam olsun
Dosta düşmana inat…

Oktay Makar

Bedirhan Gökçe – Sol Yanım Acıyor Anne

[jvideo]http://www.youtube.com/watch?v=abEx3qJ1A6g[/jvideo]

Merhaba anne, yine ben geldim
Merak etme okuldan çiktim da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama,
Ali okula gitmezsem annem çok kizar merak eder, demiştide onun için söylüyorum.
Geçen hafta ögretmen sag elimde sarimsak,
sol elimde sogan dedirte dedirte
Ögretti sagimi solumu.
Ben biliyorum artik anne, sagim neresi solum neresi,
Agriyan yanimin neresi oldugunu simdi iyi biliyorum anne
Hani geçen geldigimde, suram aciyor, suram iste demistim de,
Bir türlü söyleyememistim ya aciyan yanimi anne,
Bak simdi söylüyorum.
Suram iste sol yanim çok aciyor anne,
Hem de her gün aciyor anne, her gün
Dün sabah annesi Ayse;nin saçlarini örmüstü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakasi da danteldi. Zil çalinca öptü, hadi yavrum sinifa dedi
Bende agladim Agladim iste utanmadim.
Ögretmen ne oldu dedi. Düstüm dizim çok aciyor dedim.
Yalan söyledim anne,
Dizim acimiyordu ama, sol yanim çok aciyordu anne!
Bu gün bende saçim örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadi.
Dantel yaka istedim, babam ben bilmem ki kizim dedi
Bari okula sen götür dedim.
Kizim is dedi. Bende bana ne dedim agladim.
Kizim ekmek dedi babam.
Sustum ama , okula giderken yine agladim anne.
Ha bide sol yanim yine çok acidi anne
Herkesin çoraplari bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep annem beyazlara renkli çamasir katmadan yikiyormus dedi.
Babam hepsini birlikte yikiyor,
babam çamasir yikamasini bilmiyor mu anne?
Of babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama,
Arkadaslarim her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
E biliyorum babam pasta yapmasini bilmez anne.
Hava karariyor, ben gideyim anne,
Babam bilmiyor kaçip kaçip sana geldigimi?
Duyarsa kizmaz ama, çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor topragini, çiçeklerini kim kopariyor!
izin verme anne, ne olur topragina el sürdürme!
Eve gidince aklima geliyor, bide bunun için agliyorum anne.
Bak kavanoz yanimda, topragindan bir avuç daha alayim.
Biliyor musun anne, her gelisimde aldigim topraklarini,
Su kavanozda biriktirdim,
üzerine de resmini yapistirip bas ucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor, kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne, bazen de konusuyorum onunla.
Ne yapayim seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan! Ögretmen yarin
anneyi anlatan bir yazi yazacaksiniz dedi.
Ben babama yazdiracagim,
ögretmen anlarsa çok kizar ama, bana ne,
Kizarsa kizsin. Ben seni hiç görmedim ki, neyi nasil anlatacagim anne,
Senin adin geçince, sol yanim aciyor anne, Hiçbir sey yutamiyorum.
Bazen de dayanamayip agliyorum. Kagida da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne, Topragini öpeyim, sende rüyama gel beni öp,
Mutlaka gel anne. Sen rüyama gelmeyince,
sol yanimin acisiyla uyaniyorum anne
Sol yanim açiyor anne. Iste tam surasi,
Sol yanimÇok aciyor anne.
Seni çok özledim, çok…anne…

 

 

 

Duman Duman

 
İçim içime sığmamıştı
Son bulacak dediğinde acılar
Ayrılık kelimesi silinecekti lugatımızdan
Öyle demiştin razıydın herşeye
Bitmesin yeterki bu aşk…

Şimdi dağlar aşmış feryadı
Kalmamış duymayan
Aşk,yasak gönüllerde duman duman
Ağlıyor durmadan
Gel yeniden sev beni
Yarım bıraktın şarkımızı
Tamamla o zaman…

Oktay Makar

İbrahim Sadri / Adam Gibi

[jvideo]http://www.youtube.com/watch?v=-fWkm8wCnsY[/jvideo]

 

 

Ben seni hiç sevmedim ki
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim,
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
Ben seni hiç sevmedim ki;Beni yola koyduğunda ayrılmanı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim, unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda, ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim, seni her hatırladığımda

Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi,
Geceleyin rüzgar gibi sevdim, seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki

Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı, nisanı hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı
Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman
Sakız satan çocukları, yeni çıkan şarkıları

Her kaybettiğimde, kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim, yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim.
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben yangını sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben sevdim mi adam gibi severim

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın
Acımasızlığında bir ahın
Ağlayan yüzünde insanlığın,
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla narın
İncirin, zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne, senin üstüne
Hep Senin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki

Gittiğin zaman, gitmeni sevdim,
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevmedim,
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken seni götüren trenin ardından
Kırlara ilk kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki

Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim,
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
ben seni hiç sevmedim ki;
Ben sevdim mi adam gibi severim.

Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim.
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben yangını sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben sevdim mi adam gibi severim