Son Perde

 
Hep aynı hikaye
Hep aynı finalle
Son bulacak biliyorum
Gerek yok direnmeye…

Bazen ayrı şehirde
Ama aynı şekilde
Son bulacak biliyorum
Gerek yok gücenmeye…

Son perde bu sevgilim, bu son perde
Elbette bitecekti bi gün bi yerde
Kapandı açılmayacak asla bir daha
Açılmayacak sevgilim bu son perde…

Oktay Makar

Yaşıyorum Zorla

 
 
 
Yara bere içindeydi kalbin dokunmadım
Uzaktan sevdim seni, yanına hiç sokulmadım
Sen öyle de güzeldin, yoktu bir şikayetim
Gittiğin gün gibi ben hiçbir zaman yıkılmadım…

Apansız gidişin dokundu kanıma
Yokluğunu taş deyip bastım bağrıma
Kara haberini aldığım anda
Öleceğim geldi de yaşıyorum zorla…

 
Oktay Makar

Çığlık Çığlığa

 
 
Şimdi ben kırgın
Bi o kadar yorgun
Ölümüne solgun
Bir hayat yaşıyorum…
 
Sebebini sormadığım
Ardısıra bakmadığım
Ama hergün ağladığım
Gidenlerim var benim…

Öğrenemedim unutmayı gidenin ardından
Korkular biriktirdim çığlık çığlığa
Ağıtlar yakardım önceden kahrımdan
Susmayı öğrendim çığlık çığlığa…

Oktay Makar
 
 

Melodi

 
 
 
Her gün dinlediğim şarkı gibiydin sen
Sözlerini harfiyen ezbere bildiğim
Başka bestelerde can bulmuşsun şimdi
Başka aşkları anlatır olmuş sözlerin…

Bense anlamı olmayan bir garip melodi
Yasak sevdaların yalancı şahidiyim
Yardım ve yataklık ettim günahkar aşklara
Şimdi kendi ömrümün katiliyim…

Oktay Makar

Nafile

 
Ellerim buz kesti sen gittin gideli,
İçimse alev alev cehennem gibi,
Yalnızlığım bir çığlık misali,
Bağırıyor ama duyan yok nafile..

Yalnız dilim değil her halim,
Sayıklıyor seni, ağlıyor gidişine,
Kalbim ise sanki mahşer yeri,
Bağırıyor ama duyan yok nafile..

Gecem yalnız, gecem sensiz,
Ağlarım ben sessiz sessiz,
Tenim hissiz, gözüm fersiz
Bağırıyor ama duyan yok nafile..

Senin de mi öyleydi yoksa benden sonran,
Kanadı mı hiç kabuk tutan yaran,
Senden sonra gönlüm viran, boran
Bağırıyor ama cevap yok nafile

 
 
Talip Yılmaz
 
 

Bağışla

 
 
Konuşuyorum anlamıyor bu insan
Hangi dil grubunda var diyor bu lisan
Kendince eğleniyor haspam
Ne söylediğimi ah bi anlasan…

Aşk diyorum aşk
Anlamak için dinler insan
Gerçi insani bir duygu bu
Hani sende olmayandan…

Yazık birşey anlamadım ben bu işten
İşkillendim hep bu telaşlı gidişten
Bir cümle kuramaz mı insan şöyle içten
Bağışla insan gibi görünüyordun dıştan…

 
Oktay Makar

Kış ve Bahar

 
 
Her mevsim bahardı bize beraberken,
Hep onyedi yaşındaydık, gencecik,
Dilimizde hep sevda türküsü..
Dünya küçülmüştü karşımızda adeta;
Bir dayansak sallardık sanıyorduk fütursuzca,
Gözlerimiz hep ufukta,
Gelecek güzel günlerdeydi,
Unutmuştuk geçmişi, kötü günleri,
Kararlıydık, başaracaktık;
Biz de unutulup gitmeyecektik,
Sevdamız gözüyaşlı kalmayacaktı,
Hep taze, yemyeşil kalacaktı umutlar,
Solmayacaktı hazan olmuş güller gibi;
Bahar da bize güvenmişti, saklanmıştı ardımıza;
O da korkuyordu kıştan tıpkı bizim gibi,
Geciktiriyordu gidişini; gamsız misafir misali;
Lakin gene tekerrür etti tarih,
Kader yine ördü ağlarını;
Ayrılık şarkıları aldı, sevda türkülerinin yerini,
Direnmek nafileydi anlamıştık,
Eğer böyle istiyorsa yaradan;
Ne ayrılıklar bitecekti,
Ne de son kış olacaktı bu gelen.
 
Talip Yılmaz

Mehmet Akif / Hüsran

 
 
Ben böyle bakip durmayacaktim, dili bagli,
Islam’i uyandirmak için haykiracaktim.
Gür hisli, gür imanli beyinler, cosar ancak,
Ben zaten uzunboylu düsünmekten uzaktim!
Haykir! Kime, lakin? Hani sahipleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, saga baktim, sola baktim;
Feryadimi artik bogarak, na’sini, tuttum,
Bin parça ettim si’irime gömdüm de biraktim.
Seller gibi vadiyi eninim saracakken,
Hiç çaglamadan, gizli inen yas gibi aktim.
Yoktur elemimden su sagir kubbede bir iz;
Inler ‘Safahat’imdaki hüsran bile sessiz!
 
Mehmet Akif Ersoy

Sevda Güvercinlerim

 
 
Ne bakabilirim gözlerine,
Ne de söyleyebilirim sevdiğimi,
Uzatıyorum sana avucumda kırlangıç kanadından yüreğimi,
Ruhumda fırtınalar koparan pervasız rüzgar;
Al beni benden sığmıyor kalbim göğsüme,
Yürüyün sevda güvercinlerim söyleyin ona;
Bahar titredi bakışları gözlerime değdiğinde..
 
Talip Yılmaz