Aybaba’nın Beşiktaş’ı

 

Transfer dönemi hareketli geçedursun, geleceği en karmaşık gözüken takım şüphesiz Beşiktaş. Fikret Orman’ın büyük zorlukları kabul ederek başkanlık koltuğuna oturması, Aynı Ünal Aysal başkanlığındaki Galatasaray gibi bende Yıldırım Demirören’den kurtulan bu İstanbul takımının yeni bir sayfa açabileceği ümidini oluşturmuştu.

Beklentilerimizin aksine sıkıntılarla boğuşan Beşiktaş yönetimi, yoğun maddi krizin faturasını küçülme politikasıyla giderme hülyalarına girmiştir. İstila etmeyin, İstifa edin diye bir çok kez mesaj verdiğimiz Demirören’in, hedefini büyütüp federasyon başkanlığına oturması, göreve gelir gelmez yapmış olduğu icraatler ile spor severleri futboldan soğutması ve geleceğe dair kaygıyla baktırması daha uzun yıllar bu isimle beraber yaşayacağımızın kanıtıdır.

Uzun yıllar Beşiktaş’ın yöneticiliklerini yapmasına karşın henüz hangi takıma hizmet ettiği kestirilemeyen başkan’ın bırakmış olduğu enkazı devralan Fikret Orman ve ekibi taraftarlarının beklentisini karşılayacak gibi görünmüyor.

Bu arada konumuzun çok dışına çıkmadan Demirören’in uzun yıllar kalacağı Futbol federasyonu başkanlığı görevinden sonra, arta kalan durumun nasıl ve kim tarafından düzeltileceğini düşünmeden geçemeyeceğim, tabi düzeltilebilecekse.

Beşiktaş’ın yeni teknik direktörünün ismi Mustafa Denizli, Mehmet Özdilek, Rıza Çalımbay ve Ertuğrul Sağlam ile anılırken, bu isimlerin yerine sessiz sedasız göreve getirilen Samet Aybaba’nın taraftarlarınca çok benimsenmediği yada kolay kolay benimsenemeyeceği ortada.

İsterseniz maziyi bir hatırlayalım. Ne demiş şair; “Maziye bir bakıver neler neler bıraktık” Yıl 2007 Samet Aybaba Bursaspor’un başındayken Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı ile alakalı: “Çarşı grubundaki şu nesil, benim Beşiktaş’ta oynadığım dönemde kısa pantolonla geziyordu, başkan Demirören’de öyle..” açıklamasına karşılık olarak, siyah beyazlı taraftarlardan “Birbirinize çok yakışıyorsunuz: Samet – Bursaspor” ultimatomu gecikmemişti.

Kısa pantolonla gezdiği iddia edilen Demirören ise bu açıklamanın ardından “Ben başkan olduğum müddetçe Samet Aybaba bu takımda görev alamaz, ben başkanım o benim muhatabım değildir diyerek olaya farklı bir boyut kazandırmıştır.

Göreve başlar başlamaz yönetimdeki maddi zaafında etkisiyle Beşiktaş taraftarlarının sevgilisi konumunda olan Quaresma’nın gönderilmesini istemesi daha şimdiden taraftarlarla arasının açılmasına sebep oldu bile.

Ayrıca Aybaba’nın yeni transfer Allan Mc Gragor hakkında; “Ospina ile anlaşmayı bekliyorduk, olsun Mc Gragor’da iyi bir kalecidir” demeci napalım elde avuçta bu var elimizdeki ile idare edeceğiz mesajını veriyor.

Aybaba’nın ilerleyen günlerde ne gibi mesajlar vereceği şüpheli ama böyle giderse daha önceki teknik direktörlerinde yazdığımız yazılardan fazlasını yazacakmışız gibi geliyor.

Ne diyelim taraftarlarına hayırlı uğurlu olsun.

Sevgilerimle..

 

http://spor.internethaber.com/yazi/ahmet-sadi-istek/2824/aybabanin-besiktasi.html

Ne Olur Beni Affet

 
 
Ben yaralı bir kuş
Sen sihirli dokunuş
Yüreğime dokun yarab
Çek al beni konduğum daldan
Geçmeye razıyım anadan yardan

Sen kalbimi bil de yap
Korkarım söyleyemem
Utanırım günahlarımdan

Kusuruma rahmetinle muamele et
Hakkını veremesem de kulluğuna kabul et
Divane nefsime söz geçiremem
Korkuyorum yarab nolur beni affet

 
Oktay Makar

Densiz

 
 
Ay sen ne tatlısın
Hemde çok farklısın
Hakikaten haklısın
Herkesi beğenmemekte…

Senin yerinde olacağım
Bilsem yanlız öleceğim
Yine de pas vermezdim
Ben gibi bir densize…

Hah hah gülüyorum halime
Ne laf soktum kendime
Bi tokat oturt hadi
Getir beni kendime…

Sen kimsin be alçak de
Davul dengi dengine
Ne sana ihtiyacım var
Ne de senin sevgine…

Git desen gideceğim
Gel desen geleceğim
Sözün özü sevdiğim
Seni hep seveceğim…

 
Oktay Makar

Gurur Duy Eserinle

 
 
 
Sana verilmiş bir sözüm yok yolumda durma
Gideceğim dediysem giderim beni yorma
Sana ait değilim, emeğe saygı lütfen
Aman ha başkasının ektiği gülleri yolma…
 
Durumum gayet açık çoktan aldım bileti
Gidiyorum,yaklaşan göze alsın yanmayı
Ben böyle değildim gurur duy eserinle
Sen giydirdin bana bu ateşten gömleği…

Kazanılmış hakkım var karar benim kararım
Çokta düşünme beni zarar benim zararım
Kraldan çok kuralcı olmaya hiç gerek yok
Boş işlerle uğraşmam değerlidir zamanım…

 
Oktay Makar

Kara Haber

 
 
Kitap gibi oku beni
Halı gibi doku beni
Erosun aşk oku beni
Vurdu aşkım yaralıyım…

Yokluğunun yoku beni
Yordu aşkım yaralıyım
Yaralıyım yaralıyım…

İnsan demez mi naber
Yarim hallerimden bi haber
Sevdiğim ellerin olmuşsa eğer
Yok yok tez duyulur kara haber…

Gittiğin gün öldüm sanki
Çok ağladım döndün sanki
Yokluğuna ben inanki
Alışmadım yaralıyım

Oktay Makar

Muslera Üzerine

 

Taffarel  ve Mondragon’dan sonra kalede istediği verimi alamayan Galatasaray, bir önceki yılın hezimetini unutturmak için işe ilk olarak kaleyi sağlama almakla başladı.

Daha adı Galatasaray ile anıldığı sırada Kupa Amerika’da harika bir performans ortaya koyuyordu. Hatırlayacağınız üzere özellikle Arjantin maçında kalesinde devleşmiş, özellikle Tevez’in penaltı vuruşunu kurtararak Uruguay için tarih yazmıştı.

Galatasaray’ın yaklaşık 7 milyon Euro gibi çok ciddi oranda bonservis ödemesi sonucu takımına kattığı yıldız oyuncunun ilk maçları fiyaskoyla sonuçlansa da takımının şampiyon olmasında ki en büyük paya sahip oyunculardan biridir.

Muslera için en ilginç karalama kampanyası başlatıldı. En enteresanı ellerinin küçük olduğu yönünde olmuştu. Bilir kişi raporuna bakıldı, yayıncı kuruluşa konuşan büyük düşünür Mustafa Denizli; “Muslera’dan bir çok hata göreceksiniz, çünkü elleri küçük” açıklamasıyla olaya farklı bir bakış açısı getirdi.

Ancak bu iddialı ve yersiz açıklamanın futbol severlerin gönlünde çokta makes bulduğu söylenemez. Bu asparagas gündemin çabuk unutulması Muslera’nın, çok kısa sürede başarılı olduğunun habercisidir.

Dikliği ve kendine güveniyle ünlü milli kalecimiz Volkan Demirel’den “Muslera benden daha iyi kaleci” demecini alabilme başarısını almış bir isimdir Muslera. Volkan’dan Lincoln yaklaşımlarına alışkın olduğumuz için ve her dalda gösterdiği iddialı açıklamaları bulunduğundan, Galatasaraylının  ne kadar büyük bir iş yaptığı daha iyi anlaşılabilir.

Adapte sorununu Karabükspor maçında yediği kırmızı karttan sonra silkelenerek atmayı başaran genç oyuncu 19 Maçta gol yemeyerek başarısını perçinledi. Attığı penaltı golü ve maç sonrası yaptığı mütevazi yorumlar ise artıları.

Eksileri hakkında ele avuca sığabilecek bir neden bulamayız. Elleri küçükte olsa refleksleri, oyunu izleyişi ve hırsıyla çoktan taraftarının sevgilisi oldu bile. Taffarel’in özel yetiştirdiği yetenek Türk oyuncularda daha çok gözlenen sansasyon hastalığına bulaşmaz ise çok daha başarılarından daha çok söz ederiz.

Muslera analizini yapmamızın ana temelini oluşturan Futbol tarihi ve istatistikleri Federasyonunun,  Galatasaraylı eldivenin dünyanın en iyi 6.kalecisi seçmesi olmuştur. Uruguaylı’nın bu başarısını Fatih hoca, Taffarel ve Galatasaray’da yakalaması ve bu sezon göstermiş olduğu üstün performansın yansımasıdır.

Böyle bir oyuncuyu uzun süre Türkiye Süper liginde göreceğimizi ummak sanırım hayal olur. Maliyetinin yüksek olması ve her geçen gün Muslera’nın değerinin yükselmesi kariyerini bizden daha şaibesiz ve daha popüler bir ligde sürdüreceğinin habercisidir.

Sevgilerimle..

 

Ahmet Sadi

 

Bi Saniye

 
 
Çevirip divaneye
Nereye bi saniye
Gelelim ifadeye
Sevmedin mi hiç…

Yaralı ceylan gibi
Yorgun küheylan gibi
Yolunda bi çareyim
Acımadın mı hiç…

Aşkım aşkım aşkım aşkım

Seni çok sevdim aşkım
Aşkım sellerden taşkın
Bu deli arsız kaçkın
Sensiz yaşayamaz aşkım…

 
Oktay Makar

Beyaz Şal

 
 
 
Yar sesin gitmez odamın duvarından
Buram buram kokun var atamam yatağımdan
Gittin gideli dargınım ben uykulara
Hala etkisi var yatamam sıcağından…

Hasrete bir son versek fena mı olur dersin
Her nereye bakarsam baktığım o yerdesin
Sanki beyaz şalını düşürdüğün sokakta
Yıllar geçse de hala hep beni beklermişsin…

 
Oktay Makar