Bize Paşa’lı Derler

813082_detay

İstanbul; adına şiirler yazılan, çağ açıp, kapatan tarihe nakşedilen, altın sayfa. Bu medeniyet köprüsü şehrin renk cümbüşünde de sporun yeri azımsanamayacak kadar büyük.

Maddi imkanların çokluğu, sponsor bolluğu, spor kulüplerine kaynak aktarılması ve sporculara imkan sağlaması açısından Türkiye’nin olduğu gibi Türk sporunun da merkezini bu köklü şehir oluşturmaktadır.

Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin kısacası futbol tarihimize damga vuran efsane kulüplerin İstanbul takımları olmasından dolayı diğer İstanbul takımları sönük kamış. Oysa şu zamana kadar dönem dönem adlarından sıklıkla söz ettiren İstanbulspor, Sarıyer, Vefa, Beykozspor, Feriköy ve Zeytinburnuspor gibi birinci ligde koşturmuş takımlar çoğunluktaydı.

Her şehirde milyonlarca taraftarı olan dev takımların, alt yapı, imkan ve spor tesislerinin eksiksiz olması da üç büyük takımın haricindeki diğer İstanbul kulüplerini etkisiz kılıyor. Buna gücü yetenler alt sıralarda kendilerine yer bulmakta veya asansör görevi yapmaktaydılar. Gücü yetmeyenler ise tarih sayfalarında kendilerine yer ayırdılar.

Geçtiğimiz Cuma günü Recep Tayyip Erdoğan stadyumunda Kasımpaşa – Galatasaray karşılaşmasını izlemek için tribündeki yerimi aldım. Fırsat buldukça da Kasımpaşa maçlarını takip etmeye çalışıyorum.

İstanbul’u bilen sporseverler Taksim’in hemen aşağısında yer alan ve kendi semtinde bulunan, estetik açısından naif ve futbol izlemek için çok güzel bir stadyuma sahip Kasımpaşa semtinde futbola doyabilirler. 14.000 taraftar kapasiteli Recep Tayyip Erdoğan stadyumu dolmasa da çok cüzi bir ücret karşılığında keyifler karşılaşma izlenebilecek bir mekan. Bu stadyum ile İstanbul’da sahaya en yakın yerde kendinize yer bulabilir ve ünlü futbolcuları yakından seyredebilirsiniz.

İstanbul’un en eski semtlerinden birisi olan Kasımpaşa, özellikle Başbakan’ın mahalli liginde ter döktüğü bu semt, son zamanlarda ki yönetim kurulunun etkisiyle asansör takım olmaktan uzak, bu kez üst sıralarda kendine yer edinecek bir ekibe benziyor.

Maddi imkanları çok iyi olan kulüpte İstinye Park’ın ortaklarından Zafer Yıldırım başkanlık ediyor. Yönetim kurulu ise Turgay Ciner, İhsan Kalkavan, Yiğit Şardan ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan gibi hatırı sayılı kişilerden oluşuyor.

Teknik direktörlüğünü artık bizden birisi sayılan Shota’nın yaptığı Kasımpaşa’da, özellikle Espanyol’dan gelen Kalu Uche ile birlikte İtalya ve İngiltere’de top koşturan ünlü kaleci Isacsson canlı izlenilmesi gereken isimlerden sadece bir kaçı.

Özellikle semtinden sağladığı taraftar grubu ile Kasımpaşa’nın diğer sessiz kardeşi İstanbul Büyük Şehir Belediyesinden çok daha şanslı olduğu söylenebilir. İlginç taraftar grubu Boz Baykuşlar sayesinde Belediye, Atatürk olimpiyat stadyumunda kısıkta olsa bir sese sahip.

Maddi imkanları olmasına rağmen taraftar sıkıntısı yaşayarak sessiz kalan bu iki kulübün kombine ücretleri tebessüm ettirecek kadar komik. İstanbullular keyif alacakları karşılaşmalar izlemek istiyorlarsa, bu kulüplere destek vermelidirler.

Bir hafta sonu İstiklal caddesinde gezdikten sonra İstanbul’un göbeğinde futbola doyabilir, “Bize paşa’lı derler” marşı ile futbol şevkinizi arttırabilirsiniz.

Sevgilerimle..

Ahmet Sadi

www.internetspor.com

https://twitter.com/ahmetsadi_

 

 

Kanatsız Bir Kuşum Ben

kus_tropikal0708
Bi benmiyim sence herkesin yanlışı var
Bi ben değilim ki yar, herkes günahkar
Bu koca şehirde küçük bir köyüm ben…

Gittin de umutlarım bitti mi sanki
Sevda çiçeğimi gözyaşımla suladım
Yokluğunla savaşım bitmedi inanki
Senin için ellerimi kana buladım…

Gidermiydim sence yerinde olsam yar
Gidemezdim tabi yar, filmi başa sar
Bu virane şehirde kanatsız bir kuşum ben…

 Oktay makar

 

 

Beni Çok Özle

 

endless-love-sonsuz-aski-arayanlaraBir sigara yakmadan
Ardına hiç bakmadan
Bir selam bırakmadan
Gitmişsin madem,

Beni çok özle lütfen
Ağlarım özlemezsen
Sende ağlamaya başla
Ağladığımı hissedersen…

Bir damla yaş dökmeden
Biraz hüzün çökmeden
Bir kelime yazmadan
Gitmişsin madem,

Yolumu gözle lütfen
Ağlarım gözlemezsen
Bekler gibi yap bari
Eğer ki dönmeyeceksen…

  Oktay Makar

Ah Vefa

2

Şatavatlı sözlere gerek yoktu bizde
Sen susarken anlardım beni sevdiğini
Kalpten geçen sokakta otururduk seninle
Kapım çalınmadan anlardım geldiğini…

Sen yine akşamlarıma hüznünle damganı vurdun
Ben yine kuru yaprak,rüzgarınla savruldum
Bir hevesti geldi geçti artık duruldum
Sensiz ölmedim ama inan hergün vuruldum…

Ah vefa devaydın ya dertlere
Ah vefa şimdi nerdesin nerde
Ah vefa kaç defa uğrarsın şu ömürde
Kaç bıçak sapladın, kaç ceset sakladın bu gönülde…

Oktay Makar