Anlatsana Aşktan Yana

images

Bu şehir dertli gittin gideli
Sokakları boş, yorgun, öfkeli
Buz gibi mahalle, yenik. suskun
Vurmuyor şehre ayın gölgesi

Şimdi anladım, faydası yok artık
Son nefeste kabul olmuyor kulun tövbesi

Dön gel yetti cana, Sarılayım kana kana
Su misali içeyim gözlerini
Ah yar konuşsana, anlatsana aşktan yana
Şiir misali ezberleyim sözlerini…

Oktay Makar

Geçmiş

2959794-gecmis-zaman

Dene bakalım silinecek mi, unutulacak mı mazi
Dene hadi göreceğiz çekecek mi terazi
Geçmiş dediklerine bakma
Geçmez öyle kolayca…

İzleri kalır, sırtında bir kambur
Nereye gitsen seninle, sızlar durur
Geçmiş, varsa arada gurur
Geçmiş, geçmez asla öylece durur…

  Oktay Makar

Biliyorum Yalnız Öleceğim

s_rrealist_resimler_6

Senden sonra gülmedi bu yüz, bu beden, bu ten
Gözlerinin yaşı hiç dinmedi ayriyeten
Biliyorum ömür boyu yalnız kalacağım
Biliyorum yalnız öleceğim
Böylesi daha iyi, sensiz yaşamaya nispeten…

Feryatla figanla geçti seneler
Hani ben ağlıyordum da demiştin ya geçer
Geçmedi, yetmedi bir ömür unutmaya
Bu dert yüzbin günahıma bedel…

 Oktay Makar

İşte Bu Yüzden..

besiktas_galatasaray_derbi_maci_canli_izle_seyret_lig_tv_h15735

Uzun bir zamandır hiç bu kadar milletçe fikir ve görüş ayrılığına düşmemiştik. Siyasetten futbola, futboldan dini duygulara kadar her başlığın altını ayrım ve sürtüşmeyle doldurduk. İnsanlarda bir gerilim var ki sorma gitsin.

Kimisi bunu çevre dostluğu altında yine çevreye dolayısıyla devlete zarar vererek, kimisi de karşı zihniyetinde kim olursa ona karşı şiddet uygulayarak hükmediyor.

Çok ciddi taraftar kitlesi olan futbolda, ideolojilerin ve çeşitli illegal grupların gölgesi altında bu buhranın içerisine çekilmiş durumda. Önceleri Aziz Yıldırım’la başlayan futbolda ki siyasi girişim, peşi sıra gezi olaylarının bahanesiyle gemi azıya almış vaziyette.

Bu planları kuranların alkış sesleriyle dolu bir hafta sonunu daha geride bırakmış olduk. Husumet ve kargaşa yanlısı bu zihniyetin tek gayesi ise hiç şüphesiz çatışma. Nasıl ve kim tarafından oluşturulduğu çokta kimsenin umrunda değil.

Sonuç: Ülke olarak yine rezil olduk.

Futbolun mayasında bulunan hırs, mücadele ve rekabet bu sporun tüm dünyada bu denli ses getirmesinin en önemli nedenidir. Yani bazıların arayıpta bulamadığı her şey bu spor dalında zaten mevcut.

Bazı saf dimağlarda da olayların Melo ile başladığı inancı hakim. Karşılaşmayı televizyondan izleyen herkes ikinci yarı itibariyle tribünlerin karıştığı gerçeğini görmezden geliyorlar. Kırmızı kart öncesi taraftarlar kendi aralarında kavgaya çoktan girişmişti. Hatta yayıncı kuruluş uzun bir süre bu görüntüleri alenen yayınladı.

Uzun bir aradan sonra bu denli istikrarı sağlamış, dört maçından da galibiyetle ayrılmış Beşiktaş, daha üç gün öncesinden Real Madrid’ten tarihi fark yemiş rakibini on binlerce taraftarı önünde yenmek ve şampiyonluk yarışında şimdiden ezeli rakibini safdışı etmek istiyordu.

Beşiktaşlı taraftarların istedikleri ilk yarıda oldu. İkinci yarı ani bir geri dönüşle iki gol bulan Galatasaray, bazı grupların hazımsızlığından faydalanarak bu olayları provoke edenlerin bahanesi oldu. Karşı takım oyuncusu yaptığı faulden dolayı zaten kırmızı kartı aldı. Herhangi bir kart gösterilmese gösterilen tepki bir kademe anlaşılır ancak şiddete başvurmayı gerektirecek bir olay da söz konusu değildi.

Çok değil hatırlayın 16.04.2012 tarihinde oynanan ve Galatasaray’ın İnönü stadyumunda deplasmanda iki farklı üstünlüğüyle sona eren karşılaşmada da yine benzer bir olay yaşanmıştı. Sahaya elini kolunu sallayarak giren bazı taraftarlar maçın uzun bir süre durmasına sebep olmuştu.

Sadece bu olayları Beşiktaş’la ve Beşiktaş taraftarlarıyla adlandırmak tabi ki yanlış olur. Ancak Atatürk Olimpiyat stadyumundaki olaylar ne ilk, nede son olacaktır.

Eğer bu olaylarda suçlu arayacaksak, taraftarların ellerini kollarını sallayarak biletsiz bir şekilde sahaya girmesine göz yuman veya yummak zorunda kalan güvenlik güçlerinde aramalıyız.

Eline sandalye geçiren her taraftar soyunma odasının yolunu tıpkı kaleyi fethetmek üzere iman gücüyle saldıran cengâver edasıyla almaya çalıştı. Burası Muz Cumhuriyeti mi? 80.000 kişi kapasiteli stadyumda güvenliği sağlayacak ve bu hususta profesyonel insan istihdamını ayarlamak bu derece mi zor.

Hiçbir zaman anlayamadığım stadyumlardaki Özel Güvenlik görevlileri ne iş yapar? Burası alış veriş merkezi mi yahu? Yetkisiz, güçsüz kendi güvenliğini sağlamaktan bir haber insanlar kimin güvenliğini sağlayacak.

Allah korusun her hangi bir holiganın tribüne silah sokmasını kim engelleyecek?

Hükümette kendi aleyhine organize olan topluluklardan çok mu habersiz. Güldürmeyin beni..

İşte bu yüzden tribünlerdeki tel örgüyü kaldıramıyoruz ve işte bu yüzden Avrupalı sahanın dibinde herhangi bir barikat olmadan medenice takımını destekleyebiliyor.

Ve işte bu yüzden her daim başarıya ve medeniyete aç yaşayacağız.

Sevgilerimle..

www.internetspor.com