Ben

 

Ben dillerde nağme, bestelerde sözüm,
Ben kederli günlerde ağlayan bir çift gözüm,
Kâh sövülen talih, Kâh utansın denilen bahtım ben,
Dönüşü olmayan yolun son virajıyım ben

Ben eşhasın fiili, yazılan yazısıyım,
Ben kaçınılamayan son, dönülen akşamım,
Oysa ki ben seçimlerden bir seçimim;
Yine de suçlanan, sövülen, horlanan benim..

 

Talip Yılmaz

Nafile

 
Ellerim buz kesti sen gittin gideli,
İçimse alev alev cehennem gibi,
Yalnızlığım bir çığlık misali,
Bağırıyor ama duyan yok nafile..

Yalnız dilim değil her halim,
Sayıklıyor seni, ağlıyor gidişine,
Kalbim ise sanki mahşer yeri,
Bağırıyor ama duyan yok nafile..

Gecem yalnız, gecem sensiz,
Ağlarım ben sessiz sessiz,
Tenim hissiz, gözüm fersiz
Bağırıyor ama duyan yok nafile..

Senin de mi öyleydi yoksa benden sonran,
Kanadı mı hiç kabuk tutan yaran,
Senden sonra gönlüm viran, boran
Bağırıyor ama cevap yok nafile

 
 
Talip Yılmaz
 
 

Kış ve Bahar

 
 
Her mevsim bahardı bize beraberken,
Hep onyedi yaşındaydık, gencecik,
Dilimizde hep sevda türküsü..
Dünya küçülmüştü karşımızda adeta;
Bir dayansak sallardık sanıyorduk fütursuzca,
Gözlerimiz hep ufukta,
Gelecek güzel günlerdeydi,
Unutmuştuk geçmişi, kötü günleri,
Kararlıydık, başaracaktık;
Biz de unutulup gitmeyecektik,
Sevdamız gözüyaşlı kalmayacaktı,
Hep taze, yemyeşil kalacaktı umutlar,
Solmayacaktı hazan olmuş güller gibi;
Bahar da bize güvenmişti, saklanmıştı ardımıza;
O da korkuyordu kıştan tıpkı bizim gibi,
Geciktiriyordu gidişini; gamsız misafir misali;
Lakin gene tekerrür etti tarih,
Kader yine ördü ağlarını;
Ayrılık şarkıları aldı, sevda türkülerinin yerini,
Direnmek nafileydi anlamıştık,
Eğer böyle istiyorsa yaradan;
Ne ayrılıklar bitecekti,
Ne de son kış olacaktı bu gelen.
 
Talip Yılmaz

Sevda Güvercinlerim

 
 
Ne bakabilirim gözlerine,
Ne de söyleyebilirim sevdiğimi,
Uzatıyorum sana avucumda kırlangıç kanadından yüreğimi,
Ruhumda fırtınalar koparan pervasız rüzgar;
Al beni benden sığmıyor kalbim göğsüme,
Yürüyün sevda güvercinlerim söyleyin ona;
Bahar titredi bakışları gözlerime değdiğinde..
 
Talip Yılmaz

İmkansız Aşk

 
 

Hayır hayır olamaz olmamalı bu aşk;
Senin değil o kalp ve hiçbir zaman senin için çarpmayacak
Güzel olurdu tabi onu sarmak,
Avuçlarında bir güvercin gibi,
Ve hissetmek kalp atışlarını,
Ama sıkmadan, daraltmadan, öldürmeden,
Peki güvercin de sever miydi beni,
Yoksa fırsatını mı kollardı kaçmak için,
Gevşediğinde avuçlarım,
Semaya yükselmek ve dönmemek bir daha ebediyen..

 

Belki güvercin de seviyordur beni,
Kalbini çarpması korkudan değil sevinçtendir belki,
Ama dedim ya güvercindir o,
Ne o söyleyebilir sevdiğini;
Ne de sen anlatabilirsin ona,
İkimiz de hem aşık hem de maşuk,
Kim bilir belki de budur en güzeli,
Kavuşamamak sevdiğine,
Canını vermeye hazırken onun için,
Dedim ya bu aşk,
Kavuşulsa hiç adı olur muydu aşk…

 

Talip Yılmaz

 

Kimya Hatun

 
 
 
Kim ya o deseydik keşke kimyayı duyunca,
Ve bilmeseydik niye kapandı gözleri,
Ama kimya şemste buldu kendini,
Ve sevdi onu delicesine karşılık beklemeden,
Ama nerden bilirdiki şemsti o,
Bağlanamazdı hiçbir nefse,
Dağlar, taşlar yollardı onun sevdası,
Gerçek sevgiliye ulaşmak için,
Belki sevmekti suçu o dilberin,
Ve buydu kimyayı “Kimya Hatun” yapan…
 
 
Talip Yılmaz

Sevmek Çok Zor

 
 
Kırgınım fakat sana değil kaderime,
Sevmek çok zor unutmak daha beter,
Akıl geç der ondan,
Lakin kördür gözü aşkın,
Söylesene nedir bu kalbin işgüzarlığı,
Hiç mi bakmaz kendi gibi dengine,
Yoksa mayasında mı var imkansızı istemek,
Nedendir bu düşmanlığı kendine,
Hem sever, hem çeker, hem yanar..
 
Talip Yılmaz
 
 
 
 

Kader

 
 
 
 
Sevmek mi çok zor, yoksa vazgeçmek mi kolay olan,
Çok sevdalar gördüm yollarda kaybolan,
Oysa ki ne de güzeldi dünler,
Diller birbirini söyler,
Çarpardı birbiri için kalpler,
Yoktu lugatlarda vuslat,
Çünkü ayrılmazdı gönüller,
Derken ayrıldı eller, yaşardı qözler;
Buz kesti aniden, sevdadan yanan gönüller,
Nasıl olsa vardı suçu yükleyecek bir garip;
O da “Kader”..
 
 
Talip Yılmaz
 

Kırgın Kırgın

 
Kırgın kırgın bakma yüzüme,
Anlıyorum sevgin çok derin ve gizli,
Gerçek aşk diyorsun ama bulmak ne çare,
Onun esrarı da senin sırrında gizli,
Kırgın kırgın bakma yüzüme..

Karanlık zifiri olmadan sabah olmazmış,
Yağmur sağanak olmadan mantar bitmezmiş,
Kul sıkışmadıkça hızır yetişmezmiş gülüm,
Bekle acının kor olduğu anı,
Karanlık zifiri olmadan sabah olmazmış…

 
Talip Yılmaz