| İstatistikler |
|---|
|
Üyeler: 40 Haberler: 195 Web Linkleri: 32 Ziyaretçiler: 82052 |
| Kimler Online |
|---|
|
0 Üye ve 3 Misafir Bağlı |
| Kimdir Ruhi Türkyilmaz? |
|
|
| Sonraki > |
|---|
Yeni Sesler
Denemeler
Kimdir Ruhi Türkyilmaz? | Newsflash | ||
|---|---|---|
|
||
|
|
| Edebiyat iklimi | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
| İstatistikler |
|---|
|
Üyeler: 40 Haberler: 195 Web Linkleri: 32 Ziyaretçiler: 82052 |
| Kimler Online |
|---|
|
0 Üye ve 3 Misafir Bağlı |
| Kimdir Ruhi Türkyilmaz? |
|
|
|
Cafer Cebe Birçoğumuz gibi Almanya’da değişik işletmelerde çalışan bir insan. Ancak birçoğumuzdan farklı bir yanı var. Bugüne kadar ağırlıklı şiir olmak üzere, edebiyatın birçok dalında onbir kitap yazıp yayınlamış.
Siir okuyan, aradabir şiir yazan biri olarak, Ruhi Abi’nin şiirlerini ilk okuduğumda kendisiyle kısa bir sohbetimiz olmuştu. Bu sohbette; şiirde akıcılık, ya da lirizmin azlığından şikayet etmiştim.
Arkadaşlarımın bana, Şiir akşamı için moderasyon yapıp yapamayacağımı sorduklarında, çok düşünmeden yapabileceğimi söyledim. Edebiyatsever biri olarak, gün yaklaştıkça bir korku içimi almaya başladı.
Hani mesleği olmayan birine „mesleğin ne, sen bu işi yapabilirmisin?“ diye sorulduğunda; „Abi ben ne iş verirsen yaparım“ diyen birine benzettim kendimi. Şiirde moderasyon yapmak.bu kadar kolay olmayacakmış meğer.
Sevgili edebiyatseverlere ve Ruhi Abi’ye mahçup olmamak için, Ruhi Abi’nin elimde bulunan üç kitabına bir göz attım. Birinci okuyuşta önyargılıydım. Evet şiirler zor anlaşılıyordu. Tekrar okuyup şiir stiline kavramaya başladığımda ise kendimi şiirler karşısında mahçup hisettim.
Her ne kadar Bernstein Odası’nı birçoğumuz görmemişse de, filmlerde, fotoğraflarda tanırız. Ama Dom Kilisesi’ni birçoğumuz gezmiştir. Kilisenin her taşı büyük bir özenle seçilmiş, her birine ayrı bir figur işlenmiş ve bu figürler üst üste konularak mükemmel bir yapı meydana getirilmiştir.
Rühi Abi’nin şiirlerine baktığımda, her sözcüğü özenle seçilmiş, herbirine derin bir anlam yüklenmiş bir yapıya benzettim.
Ama hayır, tarifte eksik kaldım. Sadece durağan bir yapıt değil sözcükler. Bazen keman sesi, bazen bir annenin gözyaşı, bazen ölümün kararttığı mavi gökyüzü, bazen yırtılan deniz... Çan sesleri yükselir bazen, Dualar erişmez menziline, çarmıhtaki çivi izleri, Isa’nın çektiği acı dillenir, Ölüm ve öldürmenin, insanoğlunun vahşeti hayatın her alanına yayılır. Dağlar yüceliğini yitirir, denizlerin dalgaları kana bürünür, gökyüzü mavisi ölümün griliğiyle kirlenir, ateş buz tutar.
Ve „Beden Örtüsü“ şiirinde bir çığlığa dönüşür acılar. Şöyle der Ruhi Abi
Zulmün labirentinde gezinir kimi Dram perdesi başlar sahnede Cildi ter döker “kavgam’ın”
Ah Selina Antik kitap ciltlerinde Buz tutar tenin Genç kız derisiyle kaplı Tanınır meme ucundan
Yine aynı şiirin sonunda ölüm ve öldürmenin hoyratlığını, barışın zorluğunu bir özdeyişle aktarır iki satırda
«Savaşı yapan eller barışa acemidir Barış güvercinleri kartalların yemidir»
Savaşın, ölümün ve öldürmenin kol kezdiği, Irak’a giden Amerika askerlerinin gemilere el sallanarak uğurlandığı, «Benim bir oğlum vatan uğruna şehit oldu, bir oğlum daha var, o da vatan uğruna kurban olsun» dedirtilen bir annenin. Insan kanının ticaret dönüştüğü, Ekranların, gazete başlıklarının insan kanıyla pazara sürüldüğü , bir dünyada, askalarının acısına empatiyle bakmak, bakabilmek Sözcük ustası olmanın ötesinde, insan olmayı, romantik olmayı gerektirir.
İkinci Dünya savaşının acılarını doğrudan yaşamamış bir insanın, yaşanan acıları yediği lokma, iştiği su, aldığı nefeste algılaması aynı zamanda insan olmanın da bir erdemidir.
«Bir gözün yaş / Öteki Kan gölünde Yüzün ana kucağına dönük biraz
Sızladı cepheden göçen kuşlar
Bir güvercin gölge oldu yaraya Uçtu evin açık penceresine Odana girenlere bakıyor fotoğrafın
Bir kanat bırakıp uçtu güvercin Haberle dertleşti odan
Göğüslendi fotoğrafın Hayalıni kokladılar Evlat koktu Ölüm koktu hüngür hüngür“
Şimdi sıra sende
- Özellikle şiirlerde bu kadar imgeyi nasıl bir süzgeçten geçirip olgunlaştırıyor ve bunun içi nasıl zaman yaratıyorsun? Türkçe yazan bir edebiyatçısın, yapıtlarının Türkiye’deki yansıma Edebiyat uğraşın dışında doğduğun yöreye bir Kültür Evi yaptırdıdığını biliyorum. Bu konuda biraz bilgi verir misin?
Şu kaderin cilvesine bak Erdoğan, Patronunken tavlada yenilmek zorunda kaldın. Sanatçıyken, sanat yorumunu sana bırakmadım Şimdi de Şiir yorumlayacaksın moderasyonu ben yapıyorum Kusura bakma: sana icra, bana yorum düştü…! Benden bir türlü kurtulamadın... |
| Sonraki > |
|---|