Newsflash

Edebiyatiklimi.com Edebiyat dünyasına hoşgeldiniz. Yeni çıkan haberlerden haberdar olmak istiyorsanız sitemize ücretsiz üye olabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

Sahi siz kaç tür ölüm olduğunu biliyor musunuz?
Üye Oylaması: / 2

 Reha Mağden

Yaşantımız, kendi kişisel tarihimizi, hep iyi geçen sananımız az değildir. Evet ebeveynlerimizden tokatlar yeriz, cezalandırılırız; ama 'benim olmayan rehakimsenin beni acımasızca dövmesine nasıl dayanırım?' Ben, dilim dönerse, aklım ererse söylerim: Sosyalizm sanmayın ki zengin düşmanlığıdır; o 'kibir' ve 'kendinde aşağılama hakkı gören' insanlara karşı düşmanlıktır. Bu 'alaka' ya da 'yalaka' bekleyip gösteren insanları 'halk' da olsa pek sevemem. 'Halk' dediğin nedir ki zaten? Tamamen soyut bir kavram. Halk, marangozdur, terzidir, tezgâhtardır, doktordur, öğretmendir... Halk somut ve farklı bireylerden oluşuyor. Onları ortak tutan şeyin, 'kibire karşı öfke, açlığa karşı isyan' olmasını hayal ederim. Halk, 'tımarhanelerde güllabici odunlarla dövülendir...' Hepsinin nüfus sayımlarında kağıtlara geçirilmeyen özellikleri vardır.

Devamını oku...
 
Editör`den... Köln`de Buruk Kıbrıs Haftası
Üye Oylaması: / 4

Zurbiye İvdik 

"İnsan kendi felaketlerinin bir toplamıdır" (Faulkner)

Geçtiğimiz haziranın son haftasında, Köln´de daha çok resim sergisi ağırlıklı phpthumbolan Kıbrıs haftası başlamıştı: Orient, Okzidend Kultur,Dialog.e.v.un  organize ettiği  bu etkinliğe: sair Neşe Yasin,RessamAndreas Charalmbous,Panikos Chrysanthou, güney ve kuzeyden müzisyenler davet edilmişti. Başta her şey inanılmaz bir uyum içinde devam ediyor. Serginin hazırlanışı, birlikte sabah kahvaltıları, aksam yemekleri, yemeklerdeki yapılan espriler eğlenceye dönüşüyor. Her halükarda iyilik Tanrıçası Hürmüz bizden yana... Hava güzel, sohbet güzel. Neşe bize Andreas´in yaptığı esprileri tercüme ediyor,ara sıra kendide espri yaptığında; o sakin hali birden heyecanlı bir kız çocuğuna dönüşüyor. İki farklı irk, iki farklı din, güneyle kuzey gibi. 

                                               

Devamını oku...
 
Duvara Karşı
Üye Oylaması: / 9

Mustafa Cebe 

 

Imageİnsanlar ne kadar namuslu olurlarsa, başkalarının namusundan da o kadar az şüphelenirler. (Cicero) Yaşamlarına, farklı sebeplerle de olsa son vermek isteyen iki insanın öyküsüdür “Duvara Karşı”. Arabasıyla son gaz duvara çakılan, çakıldıktan sonra boynu kırılan Cahit’le, her türlü baskıya, kısıtlamaya karşı bileklerini keserek isyan eden Sibel’in, tedavi amacıyla geldikleri klinikte karşılaşmalarıyla başlayan bir ilişkinin filmi.  Cahit isminin telafuzuyla, Sibel, Cahit’in yanına koşar ve evlilik teklif eder. Elbette, kağıt üzerinde, göstermelik bir evliliktir onun istediği. Her türlü baskıdan kurtulmanın, özgürlüğüne kavuşmanın evliliğidir. Ancak olayların akışı, ilişkiyi bir başka boyuta taşır; sevgiye, dostluğa, hayata bağlanmaya...

Devamını oku...
 
Glu glu glu!..
Üye Oylaması: / 1

Yıldırım Türker 

ImageKomplo teorileriyle ilişkimizi tarttığımız bir hafta geçirdik. Susurluk düğümünün çözümünü talep edip eyleme geçenlere glu glu dansı yapıyor diyenler şimdi, kendi kuyrukları kapıya sıkışınca karşılarında partisini merkez sağa açma kararı almış olan başçavuş Baykal'ın ıvır zıvırını buluyor. Kendilerine gösterildiğinde glu glu diye tiye aldıkları hakikat şimdi başlarını yemeye geldi. Glu glu dediklerine, rakip ıvır zıvır dermiş meğer. İlahi adalete inandığını sandığımız eski glu glucular acaba biraz olsun istiareye yatmış mıdır? Bu memleket siyasetinin kaba saba suç ortaklığı tahterevallisinde kıçı yere vuran ders alır mı? Yarım yüzyıldır burada yaşamakta olan bir tanık olarak buna vereceğim cevap, evet bildiniz, 'asla'dır.

Devamını oku...
 
Paylaşalım, Yalnızlık Olmasın!
Üye Oylaması: / 1

Şebnem Korur  Findancı - Evrensel 

 

ImageGeçen hafta Galatasaray Üniversitesi’nde Uluslararası Fransızca Konuşan Kriminologlar Derneği ile Üniversite’nin birlikte düzenlediği bir kollokyum yapıldı. Aile içi şiddetin ana başlık olduğu bu toplantıda, şiddetin sonuçları, suçluluk kavramı ve cezaevleri de bu ana başlık çevresinde yer alan ve kapsamlı biçimde tartışılan konulardı. Gündeme getirmek istediğim konu cezaevleridir. Yalnızlığın paylaşılamayacağını, bedellerinin ağırlığını dile getirdiğim 20 Şubat tarihli yazımdan sonra, bu kez de bu toplantıda tartışılan cezaevi örneklerinden söz etmek istiyorum. Fransa ve Belçika’dan gelen katılımcıların sunduğu bildirilerdeki örnekleri, F tipi cezaevlerinin yaratıcılığını Batı’ya ihale edenler için anımsatmakta yarar olacaktır.

Devamını oku...
 
Ben Olmayı Bilmek
Üye Oylaması: / 1

Bihterin Saraç-Birgün 

ImageÖteki" sözü artık bir sosyolojik tanımlama olarak dilimize girmiş durumda. "Öteki Türkiye", "Öteki istanbul" gibi tanımlamalar kullandığımız zaman biliyoruz ki, durduğumuz yere göre farklı olanı kastediyoruz. Bu arada Ötekiler de giderek artıyor. Her Öteki bir topyekünlükle geliyor. Yeni bir bakış açısı gerektiriyor. Yeni açılımlar gerektiriyor. Değişimi talep ediyor. İçinde bulunduğunuz toplumsal yapıyı, durduğunuz yeri sarsıyor. Kayayı, sarsılmaz gibi görüneni kıpırdatıyor. Farlılıkların açığa çıkması sancılı oluyor. Statükocu olan çoğunluk, yapının bir yerlerden sarsılmaya başlamasından hoşlanmıyor. Oysaki varlığın doğasıdır farklılaşma. Uzlaşmalar hep bu sancılardan sonra yaşanır. Farklı olduğunu söyleyen farklılığı konusunda gerekli duruşu sergileyebilirse elbette.

Devamını oku...
 
Bırakın Çocuk Kalsın Hayallerim
Üye Oylaması: / 2
Şeyhmus Diken -Birgün 

 

ImageMekân Diyarbakır'da genişçe bir salondur. Salonun konukları dünyanın değişik ülkelerinde örnekleri basına yansıyan çoğu kez de "Guinness Rekorlar Kitabı"na girmek amaçlı bir toplu nikah değildir. Tümüyle ihtiyaçtan kaynaklı ve evli olmalarına, hatta bir çoğu çoluk çocuğa karışmış olmalarına karşın, hâlâ resmi nikahlan kıyılmamış çiftlerdir. Görüntü o denli renklidir ki, evli çiftler toplu nikahın kıyılacağı salona çocukları ile birlikte gelmişlerdir. Bir taraftan çocukların çığlıkları öte taraftan sanki yeniden o ilk günkü evlilik heyecanının bir kez de salonda nikah kıyılırken tekrarı ve heyecanıdır. Bir çoğu evlenirken salon dahi görmemiştir. Çocukları yıllar sonra çocukluk anılarını ve hayallerini anlatırken babalarının ve annelerinin evlilik törenlerini görüp yaşadıklarını arkadaşlarına ya da kendi çocuklarına anlatmaya kalktıklarında, muhtemelen inandırıcı olamayacaklardır.

 

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 17 - 24 of 41
(C) 2010 Edebiyatiklimi
Midodesign Designed by.