Tunus

 

 

Tunisia_photos_tunis_sidi_bou_said (39)

 

Tunis Air

Açılışı özellikle Tunis Air ile yapmak istiyorum. Gerek yurt içi gerekse yurt dışı olmak üzere birçok kez uçak yolculuğunu tercih ettim. Şu zamana kadar böyle bir uçak yolculuğuna şahit olmadım, olacağımı da zannetmiyorum. Tunus’a gitmek isteyenler gerçek anlamda macera arıyorlarsa mutlaka gidiş gelişlerinde TunisAir’i tercih etmeliler. Gözünüzde canlandırmak için 80’ler de kullanılan Mercedes 302’nin uçan versiyonunu düşünmenizi öneririm, buna asık suratlı hostesleri, bağrışma ve gürültüyü, ara ara hostesler tarafından satılan sigaranın kokusunu ekleyin. Evet Tunis Air böyle bir yolculuğu size vadediyor.

Üçlü sıramıza oturan iki bayanın bizim koltuklarımıza çökmesi ve yerlerinden kalkmak istemeyişlerini ilk başta hayretle karşılasak ta bizdeki sabır kuvveti ağır gelerek ablaları koltuğumuzdan kaldırmasını bildik. Koltuk numaraları bizdeki kadar ehemmiyetli değil. Şehirler arası taşıtlarda koltuk numarasının verilmediğini daha sonra yaşayarak tasdik edecektik.

Bir başka ilginçlikte uçağın kalkışında tüm ışıkların kapatılmasıydı. Diğer havayollarında sunulan hatta bizim şehirlerarası otobüslerimizde bulunan kişiye özgü çok amaçlı ekran şöyle dursun, uçak içerisinde harita veya yüksekliği bildiren herhangi bir ekrana rastlamadık. Sanırım beklentimiz çok yüksekti. Tunus Air ile ilgili koca bir makale daha yazabilirim ancak komiğime giden bir başka husustan bahsedip konuyu kapatmak istiyorum. Sallaya sallaya ve sert indirilen uçağın, yolcular tarafından büyük bir coşkuyla alkışlanması çok tuhaftı. Ama sonraları böyle bir teneke yığının iyi ya da kötü uçurularak sonuçta sağ salim indirilmesini düşündüğüme alkışı hak ettiğine inandım.

Tunis

Tunus’a gece yarısı ayak bastık. Tüm taksicilerin tarafıma göstermiş olduğu ilgi o kadar büyüktü ki bir an kendimi ünlü bir sanatçı olarak hissettim. Adeta herkes imza almak için birbiriyle yarışıyordu ya da bu konuyla alakalı burada ifade edemeyeceğim aklıma daha kötü örnekler gelmiyor değil. İlk bindiğim taksinin onlarca Dinar istediğini belirten el işaretlerini görünce hemen inip on dinara anlaştığım taksiye bindim.

Tunis merkezi tipik bir Fransız ekolü. Ülkenin Fransızlar tarafından sömürülmesine o denli alışmışlar ki Fransa denilince herkesin gözlerinde bir ışıltıya rastlayabiliyorsunuz. Ayrıca en varoş görünümlü taksici dahi Fransızcayı çok iyi derecede konuşabiliyor. Şehrin göbeğinde yer alan saat kulesi ve Paris ekolü Habib Bourgiba caddesi ışıl ışıl. Çevresinde kafeler ve ünlü mağazalarıyla kesinlikle Tunis’te ilk görülecek mekandır. Aynı cadde üzerinde yer alan Türk Restoranı her ne kadar bizim yemekler olsa da içinde kullanılan baharatlar ve yağ ile bizim damak tadımızdan çok uzak. Büyük bir porsiyon döner söyleyip yemeden kalkmış birisi olarak bunları söylüyorum.

Damak tadı olarak bu ülke bizde kullanılmayan baharat çeşitleri ile –ki özellikle sert kokusuyla Safran- bizim damak tadımızdan çok uzakta. Benim gibi yerel tatlardan hoşlanmayanlar aç kalmamak için mutlaka yanlarında sandviç veya konserve tarzı bir şeyler götürmeliler.

Bu kentin Madina’sı, Tramvayı ve Zeytuna cami yine görülesi gerekir. Vakit bulup Bardo müzesini gezemedim ancak gideceklerin bu kentte mutlaka uğraması gereken yerlerden.

 Hammamet

Tunus turizme gözünü açmış bir ülke. Bunun en büyük örneğini sahil kenti Hammamet’te görüyoruz. Eski hammamet Old, Yeni hamamet’te Jasmin olarak adlandırılmış. Old Hammamet, İçinde Osmanlı kalesi ve eteğinde Madina diye adlandırılan çarşılarıyla tarih kokuyor. Madina hemen her şehirde bulunan içerisinde küçük dükkanları barındıran bir nevi kapalı çarşı esnafı gibi. Satıcıları sıcak, candan ve çok uyanık. Özellikle Barbaros Hayrettin sayesinde neredeyse tüm Tunus Osmanlı aşığı. Aşık olmasının bir diğer sebebi de neredeyse herkesin izlediği Türk dizileri. Muhteşem Yüzyıl ve Kurtlar Vadisi buranın en büyük ekolü.

Jasmin Hammamet, sonradan hatta çok kısa bir süre içerisinde yapılmış oteller kasabası. İçerisinde çok sayıda beş yıldızlı oteller ve tertemiz yürüme alanıyla sahili görülmeye değer. Burada yapılacak kısa bir Fayton veya Deve turu gezinize renk katabilir.

Jasmin Hammamet’in de sonradan yapılmış bir Madina’sı var. Büyük bir eğlence parkı bu kasabanın tam göbeğinde yer alıyor. Özellikle Barbarosse diye adlandırılan kapalı alanda küçük tekne turu Haçlıların Tunuslulara yaptıkları zulmü ve Osmanlı Askerlerinin onları kurtarmasını mükkemmel bir şekilde gözler önüne seriyor. Bir Türk olarak başka bir kıtada mehter marşını duyup ülkenizden övgüyle söz edilmesi ve bunu gelen tüm turistlere sergilemeleri gurur veriyor. Haliyle bu sergilekleri vefa örneği, Osmanlı’nın onların kalbinde kurduğu tahtın sembolü.

Sidi Bou Said

Öyle bir yer düşünün masmavi bir deniz, tamamı beyaz, sadece kapı ve pencereleri mavi olan ve insana huzur veren iki katlı evler işte burası Sidi Bou Said. Turistik küçücük bir kasabada Cafe de Nattes’in Kahvesi ve tarihi mekanı, Cafe De Delices’in manzarası yukarıdaki fotoğrafın çekildiği mükemmel manzarası bu kasabada mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

Önemli:

–          Pazarlık bu ülkenin olmazsa olmazı, Teklif edilen rakamın inanın onda birine istediğinizi alabilirsiniz. Yeter ki sabırlı olun ve gerekirse dükkânı terk edin, o yanınıza gelecektir.

–          Ülkede taksimetre havaalanı haricinde açıktır. Taksi aşırı ucuz olduğundan tüm şehri taksi ile dolaşmanızı tavsiye ederim.

–          Şehirler arası terminalde aldığınız bilette numaraların bulunmaması araçların yaklaşık on beş dakika hareket etmeleri ve itiş kakış sonucu darp izleriyle otobüse binmeniz gayet doğal. Tavsiyem pazarlık yaparak özel araçlarla şehirlerarası gezmeniz.

–          Tam bir Polis devleti. Herhangi bir yerli canınızı sıkmaya kalkarsa polise gideceğinizi söyleyin. Herkes polisten çok korkar.

–          Ülkede yerel para çıkışı yasak. Yani Türkiye’ye Tunus Dinarı getirmeniz imkansız. Onun için alışveriş veya dövizle paranızı çevirin aksi halde el koyabilirler.